Anasayfa «
Üniversite sonrası hayata ne kadar hazırız...

Üniversite öğrencisi olmanın en güzel yanı, üniversite yıllarındaki rahatlığımız ise üniversite sonrası yıllarımızda da rahat olmak için ne yapıyoruz? Aslında üniversite sonrası yaşayacağımız sendrom hakkında birkaç şey paylaşmak istememden kaynaklı bu yazı. Çünkü her üniversite mezunu gibi bizde bu sendroma adayız. Üniversiteyi bitirdiğimiz anda hayallerimizin son kullanma tarihi yaklaşacak ve çalışma hayatına başlamak durumunda olacağız.

 

 İşte bu değişime kaçımız hazırız? Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden kaç kişi üniversite sonrası işim garanti diyebiliyor? Günümüzde üniversite mezunuyum denince ilk sorulan sorular “ Hangi üniversiteden mezunsun ve hangi bölüm?” iken; bizlerin vereceği cevap, işi rakiplerimizden kapmamıza ne kadar faydalı olacak? Tabii ki herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun olmak, bölümle alakalı bir işe kabul edilmemizde bize çok büyük katkı sağlar. Fakat günün koşullarında iyi bir iş sahibi olmanın en önemli gereği kendini iyi yetiştirebilmek olarak öngörülüyor. Yani iş ilanlarındaki tabir ile “kalifiye elaman” olmak. Pekâlâ, bu durumda üniversite sonrası hayallerine bir adım daha yaklaşacak olanlar; üniversiteyi 4.00 ve buna yakın bir diploma notuyla bitirenler mi? Yoksa üniversite yıllarını tecrübelerle ve aldıkları ekstra eğitimlerle dolduran kişiler mi?

 

Açıkçası bu iki kesimden hangisi kalifiye? Bu durumda cevaplamamız gereken soru: “ Nasıl kalifiye olunur?” olsa gerek. İş ilanlarını şöyle bir incelersek genelde kendini ispatlamış ve sektöründe öncü işletmelerin istedikleri özelliklerdeki kelimeler sayesinde işletme aradığı elemanı tam anlamıyla anlatmışlığa bürünür. Çünkü istenen kişi için oluşturulan kalıp hep aynı. Çok az rastladım; “şu üniversitenin şu bölümünden mezun olsun bize yeter” denilen iş ilanına. Bütün bu kelimelerle kalifiye eleman anlatılır. Kalifiye eleman denen kişi; işinde uzman, işinin ehli anlamındaysa üniversitede işi hakkında yeterli teorik eğitimi almış kişi mi daha ehildir yoksa o işin teorik eğitimi alarak aynı zaman da bunu ufak da olsa deneyimlerle pratiğe dönüştürenler mi? Ya da tamamen konusunda alaylı kişiler mi? Şimdi de yılların polemiğine giriyoruz Mektepli mi? Alaylı mı? Tabii ki bu durumda asıl ehil kişi bence pratiği de teorikteki kadar başaran kişidir.

 

Tüm bunlara cevaben bizler üniversitemizin sunduğu sertifika programları, toplulukların düzenlediği katılım belgeli konferanslarla Cv’lerimizi doldurabiliriz. Bu belgelerin Cv’lerimizde bulunması durumunda üniversite sonrası işimizi garanti altına alabilmek ve kalifiye olabilmek adına başarılı bir başlangıç olacaktır. Yine üniversite yıllarında kazanacağımız ufak tefek İş deneyimlerimizin de iş hakkında bir bilgi ve yeterlilik sahibi olmamız açısından faydalı olacağı kanısındayım. Bunun için de içinde bulunduğumuz rahatlıktan biraz ödün vererek geleceğimiz için düşünmeye başlamanın tam zamanı…

Paylaş
Yorumlar
@d3m Alptug başkan çok güzel tespitler yapmıssın.iş dünyasında tecrübenin ne kadar önemli oldugu aşıkar.çanakkalede tecrübe eskiliğini giderecegimiz oranda sektörel büyüklükler olmamasına ragmen,öğrenci topluluklarımız çogu alanda tecrübe kazandırıyor öğrencilere.tabiki kazanmak isteyene.
Yorum eklemek için resimdeki karakterleri giriniz
Gönder
Mustafa Alptuğ Akkoca
Turizm Konaklama 

Adem Şengel
Fizik 

Hatice Tekin
Türkçe Öğrt. 

Göktürk Karagöl
Fizik 

Adem Şengel
Fizik 

Göktürk Karagöl
Fizik