Anasayfa «
Bizde isterük...
Bildiğiniz gibi bu yıl Üniversitemiz içerisindeki yemekhanelerde 1.75 kuruşa yediğimiz yemek kartlı sisteme geçmemizle beraber gün içinde ikinci defa yemek istediğimizde iki katı olarak ücretlendirilmeye başladı. Bu uygulamayla ilgili okulumuzun yaptığı açıklama kısaca ikinci yenilen yemeğin üniversiteye külfet oluşturduğu yönünde oldu. Bu açıklama sonunda kendime “vay be” ne kadar küçük bir üniversitede okuyormuşum dedim.
Geçenlerde internette haberlere bakarken bir röportaj gözüme çarptı. Röportaj bir üniversite rektörüyle yapılmıştı. Röportajın bir kısmını buraya taşıma gereği duydum.
10’a yakın öğrenci toplu halde bayılmış
“Doktor çocukların açlıktan bayıldığını söyledi. Suratlarından nasıl gıdasız olduklarını anlıyorsunuz. Çoğu günde tek öğün yemek yiyor. Günlerce uykularımız kaçtı. Sonra çorba projesini devreye soktuk. Taze sebzelerle besin değerini yüksek tutmaya çalıştığımız çorbaları sabahları 07.30'dan itibaren dağıtmaya başladık. Plastik bardaklarda 50 kuruşa ve istedikleri kadar içine kıtır ekmek koyabilecekleri şekilde servis etmeye başladık.”
Röportajın altındaki yorumlara baktığımda bu olaya inananlarında inanmayanlarında olduğunu gördüm. Biraz dışarıdan bakalım, hatta atmosferi gecelim ve aydan bakalım. Oradan dünyaya bakalım. Açlıktan ölen insanlar görünüyor. Türkiye tarafında böyle şeyler pek yok ama Türkiye de açlık sınırının altında kalan ücretle çalışan insanlar görünüyor, pazar sonraları tezgâhlardan kalan sebzeleri toplayan insanlar görünüyor ve bir şey daha var, bu insanlar çocuk okutmaya çalışıyor…
Çevremizde belki böyle insanlar yok belki ama şunu da unutmayalım, dünya sadece bizim çevremizden ibaret değil… Sistemin içinde yer alan bir yöneticinin böyle bir açıklama yapması kolay değil, öğrencilerin birçok sorunu var ve bunlardan biri de yemek sorunu. Sorunun çözümü yönetimin elinde. Örgencileri için elini taşın altına koyarak bu sorunu çözmeye çalışan ve bu güzel projeyi hayata geçiren Rektör hocamı da kutluyorum.
Paylaş
Geçenlerde internette haberlere bakarken bir röportaj gözüme çarptı. Röportaj bir üniversite rektörüyle yapılmıştı. Röportajın bir kısmını buraya taşıma gereği duydum.
10’a yakın öğrenci toplu halde bayılmış
“Doktor çocukların açlıktan bayıldığını söyledi. Suratlarından nasıl gıdasız olduklarını anlıyorsunuz. Çoğu günde tek öğün yemek yiyor. Günlerce uykularımız kaçtı. Sonra çorba projesini devreye soktuk. Taze sebzelerle besin değerini yüksek tutmaya çalıştığımız çorbaları sabahları 07.30'dan itibaren dağıtmaya başladık. Plastik bardaklarda 50 kuruşa ve istedikleri kadar içine kıtır ekmek koyabilecekleri şekilde servis etmeye başladık.”
Röportajın altındaki yorumlara baktığımda bu olaya inananlarında inanmayanlarında olduğunu gördüm. Biraz dışarıdan bakalım, hatta atmosferi gecelim ve aydan bakalım. Oradan dünyaya bakalım. Açlıktan ölen insanlar görünüyor. Türkiye tarafında böyle şeyler pek yok ama Türkiye de açlık sınırının altında kalan ücretle çalışan insanlar görünüyor, pazar sonraları tezgâhlardan kalan sebzeleri toplayan insanlar görünüyor ve bir şey daha var, bu insanlar çocuk okutmaya çalışıyor…
Çevremizde belki böyle insanlar yok belki ama şunu da unutmayalım, dünya sadece bizim çevremizden ibaret değil… Sistemin içinde yer alan bir yöneticinin böyle bir açıklama yapması kolay değil, öğrencilerin birçok sorunu var ve bunlardan biri de yemek sorunu. Sorunun çözümü yönetimin elinde. Örgencileri için elini taşın altına koyarak bu sorunu çözmeye çalışan ve bu güzel projeyi hayata geçiren Rektör hocamı da kutluyorum.
Yorumlar
Mrc V
en azından kart doldurduktan sonra fiş vermeyi akıl ettiler hoş bankamatik bozuk 3-4 gündür para da çekemiyoruz: ) cep boş kent kart boş yemek kartı boş bunların 3 ünü birden besleyen o atm kartım dolu ama o da kuru sıkı : ) açız açıktayız saygılar :)
Tuğçe KefaL
emeğine sağLık Adem ... güseL yazı oLmuşş :)kimse bizi düşünmüyo koskaca üniversite, bizim 2. yemeğimizi küLfet görüo .. küçücükmüş oysa ki Üniv..
bi öğrenci
bizim üniverstmizdeki öğrencilerde bu itatkarvari durusu anlamıorm..öğrenci demek birliktelik demek..indirceksin bütün tabakları canakları bak nasıl 50krs oluo yemekler..
hatce tekin
yediğimizi mi sayıyonuz yaaa..ayıp valla koskocaman(!) üniversite
Ezo
Külfetiz okula her anlamda... Maaşsız aile çocuklarıyız. Bir başbakanlık bir öğrenime bakıyor yememiz, yolumuz,barınmamız,okulumuz,olmayan ve olamayacak olan lükslerimiz,ısmarlamak isteyipte ısmarlayamadıklarımız.
Bugün dünyaya gelen her çocuk 5000 tl borçlu doğuyor. Üniversite ye gelene kadar 5000 daha borçlanıyor. Üniversite de 12.000 borçlanıyor. Hep borçlanıyoruz yesek de yemesek de. 1.75 olan yemeği yiyemiyoruz bir çoğumuz...
Bu yazı bitmeyecek hep sitem hep sitem. Ben gibi yazar herkes hadi çıklaım meydanlara desen yok kimse...
Böyle gelmiş böyle gitse de haktır bize.
Mustafa Alptuğ Akkoca
Turizm Konaklama
Turizm Konaklama
Adem Şengel
Fizik
Fizik
Hatice Tekin
Türkçe Öğrt.
Türkçe Öğrt.
Göktürk Karagöl
Fizik
Fizik
Adem Şengel
Fizik
Fizik
Göktürk Karagöl
Fizik
Fizik